Star Trek – Geleceğe Kozmik Köprü
Star Trek: Kozmik Bir Köprü ve Kolektif Bilincin Gelecek Zaman Savaşı
Gene Roddenberry’nin yarattığı Star Trek evreni, nesillerdir insanlığa birliği, barışı ve yıldızlararası keşfi temsil eden bir ütopyayı miras bıraktı. Ancak son dönem ezoterik araştırmaları ve temasçı deneyimleri, bu bilim kurgu eserinin, sıradan bir medya prodüksiyonunun ötesinde, insanlığın evrimsel kaderini şekillendirmek için tasarlanmış derin bir kozmik stratejinin parçası olduğunu ortaya koymaktadır. Bu makalenin merkezinde, Roddenberry’nin 1970’lerde medyum Phyllis Schlemmer aracılığıyla iletişim kurduğu ve kendisini Council of Nine (Dokuzlar Konseyi) olarak adlandıran gizemli bir dünya dışı grupla olan ilişkisi yer almaktadır.
İçindekiler
Roddenberry’nin bizzat katıldığı 1974-1975 kanal seanslarının kayıtları, Schlemmer’in 1993 tarihli The Only Planet of Choice adlı kitabında belgelenmiştir. Dokuzlar Konseyi’ne duyulan güveni pekiştiren en önemli dayanak noktası ise, varlıklarının 1981-1984 yılları arasında uygulamalı fizik profesörü Don Elkins‘in katı bilimsel protokolleriyle yürüttüğü Law of One (Tek Yasa) seanslarında doğrulanmış olmasıdır. Bu seanslar, Konsey’in Satürn gezegeninin Sekizinci Boyutunda (Oktavında), 3-B terimlerle halkalar olarak bilinen bir bölgede konuşlanan, yüksek düzeyde evrimleşmiş bir bilinç kolektifi olduğunu teyit etmiştir. Konsey, Law of One materyalinde de belirtildiği gibi, Galaksiler Konfederasyonu’nun temsilcileri ve gezegenin Üçüncü Yoğunluğu’ndan sorumlu iç düzlemlerin üyeleridir.
Ganymede Teması ve Plazmatik Varlık
Bu tarihsel arka plan, çağımızın temasçılarından Elena Danaan’ın yakın dönemde yaşadığını iddia ettiği deneyimlerle derin bir anlam kazanmıştır. Danaan, Jüpiter’in uydusu Ganymede’ye götürüldüğünü ve burada Dokuzlar Konseyi ile görüştüğünü, bu karşılaşmada Konsey’in kendisine Roddenberry’nin neden insanlığı bir Star Trek geleceğine hazırlamak için seçildiğini açıkladığını iddia etmektedir.
Elena Danaan’ın 3 Kasım’daki bu deneyiminin başlangıcı, bilinç düzeyleri arasındaki sınırların eridiği bir dönüşümü işaret eder: Alnında karıncalanma ve güçlü bir vorteks hissiyle uyanan Danaan, karşısında Intergalactic Confederation (Galaksilerarası Konfederasyon)’a ait uzun boylu, ışık formunda bir varlık görmüştür. Bu varlık, düşünce formu frekans modüllerinden oluşan holografik dille iletişim kurarak, Elena’yı moleküler düzeyde dağılmış bir farkındalık hâline çekmiştir.
Bu trans hali içinde, opalesan ışıktan dokuz siluet görmüş ve yumuşak, erkeksi bir ses, “Biz Dokuzlarız” demiştir. Danaan, kendisine yaklaşan 9 fit boyundaki varlığın, aslında gerçek bir fiziksel formu olmayan, ‘Dokuzlar’ Kolektifi‘nden gelen bir plazma-üst-bilinç olduğunu fark etmiştir. Konsey, 1993’te kendi varlıklarını “Bizi bir kutuya koymaya çalışmayın, o biçimde var olmayız,” şeklinde tanımlamış, ancak “Gelecekte başka bir bilinç düzeyinde kendimizi açıklamaya çalışacağız,” vaadinde bulunmuştu. Danaan’ın deneyimi, bu vaadin şu anda gerçekleştiğini göstermektedir.

Zamansal Köprünün Amacı
Konsey’in, Roddenberry’yi seçme nedeni hakkındaki açıklaması, Star Trek‘in amacını kozmik bir stratejiye bağlar:
Elena: “Gene Roddenberry ile siz mi iletişime geçtiniz?”
Konsey: “Evet.”
Elena: “Neden?”
Konsey: “Çünkü bir zamansal savaş olacağını biliyorduk ve bir köprü oluşturmamız gerekiyordu.”
Bu “Zamansal Savaş”, Draconian İmparatorluğu ve Orion İttifakı gibi negatif dünya dışı güçlerin, insanlığı 350 yıl sonra galaktik bir zorbalığa sürüklemeye çalıştığı, ilan edilmemiş bir kozmik çatışma dönemiydi. Konsey’in amacı, Roddenberry ve çevresine büyük bir bilgi aktarımı yaparak, insanlığın Kolektif Bilinçaltı‘na barışçıl ve ilerlemeci bir gelecek zaman çizgisinin köklerini yerleştirmekti. Star Trek, bu sayede nesiller boyu insan bilincini derinden etkileyecek bir şablon oluşturdu. Konsey, insanların zihinlerinin yaratıcı gücü ile Star Trek‘teki olumlu geleceği kolektif olarak tezahür ettirmesine yardımcı olmayı hedefledi. Seri, var olan pozitif bir gelecek gerçekliğinin yankısını uyandıran bir kuantum rezonans görevi gördü.

Yumuşak İfşa ve Köprünün Başarısı
Dr. Michael Salla’nın araştırmaları, bu kolektif bilinç mühendisliğinin aynı zamanda ABD Deniz İstihbaratı tarafından desteklenen bir yumuşak ifşa (soft disclosure) inisiyatifi olduğunu da göstermektedir. Salla, ABD Donanması’nın 1950’lerde Nordik (Galaktik Dünya Federasyonu üyeleri) olarak adlandırılan insan görünümlü dünya dışı varlıklarla işbirliği yaptığını ve Star Trek‘in, halkın bilinçaltını galaktik gerçeklere hazırlayan bir araç işlevi gördüğünü belirtir.
Elena Danaan’ın temasının en çarpıcı sonucu, Konsey’in bu stratejinin başarılı olduğunu teyit etmesidir:
Konsey: “Evet, yaradı. Şimdi biz köprünün diğer ucundayız. Siz geleceğinize olan köprüyü geçtiniz. Biz buradayız. Biz Dokuzlarız.“
Bu, insanlığın kolektif bilinçaltının, Zamansal Savaş ortamında kendisine sunulan pozitif olasılık çizgisini benimsediğinin ve tezahür ettirdiğinin kozmik bir onayıdır. Bu bilinçsel başarı, 2019 yılında yayımlanan resmi Space Futures Workshop Raporu‘nun **”Star Trek Future”**ı insanlığın uzaydaki optimal senaryosu olarak tanımlamasıyla fiziksel düzlemde de yankılanmıştır.
Sonuç olarak, Dokuzlar Konseyi, Roddenberry ve Star Trek vizyonunu besleyen herkes, insanlığın evrimsel yolculuğunda kritik bir rol oynamıştır. Star Trek, yalnızca bir hayal değil; insanlığın kendi özgür iradesi ve kolektif zihinsel gücüyle inşa ettiği, galaktik bir geleceğe uzanan aktif bir bilinç köprüsüdür. Bu köprü artık geçilmiş ve insanlık, kendi kaderini yıldızların ötesinde yazma evresine girmiştir.
Kaynak:
www.exopolitics.org










