Toksinler Enerji Alanınıza Nasıl Zarar Verir?
İnsan bedeni, muazzam bir potansiyele sahip biyolojik bir kuantum “makinesi”dir. Dışarıdan baktığımızda, saat gibi işleyen etten kemikten estetik bir form görürüz. Ancak bu biyolojik formun altında birçok farklı doku katmanı bulunur.
İçindekiler
Çoğumuzun bilmediği şey ise, bu bedeninin yalnızca fiziksel dokulardan ibaret değil; aynı zamanda enerji katmanları ve alanlarından oluştuğudur. Buna çakralar, meridyenler ve aura dâhildir, ancak bunlarla da sınırlı değildir. Bir zamanlar Batı bilim dünyası tarafından alay konusu edilen bu kavramlar, bugün hassas enerji ölçüm teknolojilerindeki gelişmeler sayesinde giderek daha fazla bilim insanı tarafından kabul edilmeye başlanmıştır.

Beden: Maddeden Yoğunlaşmış Işığa
Temel düzeyde insan bedeni, yoğunlaşmış ışık ya da enerjiyden yaratılmış bir hologramdır.
Peki, eğer gerçekten böyleyse, neden kendimizi ışık olarak görmüyoruz?
Bunun nedeni, zihnimizin ışık bedenimizin enerji kodlarını madde olarak işlemesidir. Yani, zihnimiz ışığı “maddeymiş gibi” yorumlar ve böylece bedenimizi ışık yerine et olarak algılarız.
Eğer buna inanmakta zorlanıyorsanız, “Titreşim ve Frekans, Madde ve Yaşamın Yapısını Nasıl Şekillendirir?” başlıklı makaleyi okumanı öneririm — zihin açıcıdır.
Zihnimizin, ışık bedenimizi bilgiyi madde olarak işlemesi, bedenimizin gerçekten de et ve kandan oluşan bir yapı olduğu yanılsamasını doğurur. Bu, fiziksel bedenimizin tamamen illüzyon olduğu anlamına gelmez; yalnızca, maddenin illüzyona benzer bir çalışma prensibine sahip olduğunu gösterir. Fiziksel benliğimizin perspektifinden bakıldığında, madde elbette son derece gerçektir.

Gıdalardaki ve Çevresel Toksinler Enerji Alanınızı Nasıl Bozuyor?
Bedenimizin aslında enerji veya ışık olduğunun anlaşılması, toksinlerin enerji alanımıza nasıl zarar verdiğini kavramak açısından önemlidir.
Bedenimiz, manyetik ve elektriksel özelliklere sahip birçok farklı enerji alanına sahiptir ve bu ikisinin birleşimi elektromanyetik alan olarak adlandırılır. Kalp alanı ve aura, bu elektromanyetik alanların en güçlü ve en kolay tespit edilenleridir.
Sağlıklı bir beden, negatif bilgi ve enerjiden büyük ölçüde arınmış, doğal bir akışa sahip elektromanyetik alanlar üretir.
Ancak beden ağır metaller, sodyum florür, rafine şeker, pestisitler gibi çevresel ve gıdaya bağlı toksinlerle dolduğunda bu maddeler, hücrelerdeki “yaşayan ışık” anlamına gelen biyofotonların iletişimini bozar. Bu bozulma, anormal elektromanyetik titreşimlere yol açar ve bedenin enerji alanlarının üretim biçimini değiştirir.
Bir başka açıdan, toksinler hücresel iletişimi de kesintiye uğratır. Çünkü beden içinde adeta elektriksel bir parazit gibi davranırlar.
Toksinler Hücrelerinize ve DNA’nıza Nasıl Zarar Verir?
Gıdalardaki ve çevresel toksinler ne kadar uzun süre bedende kalırsa, o kadar fazla normal olmayan elektromanyetik titreşim üretir.
Bu titreşimler zamanla biyokimyasal süreçleri bozar ve ciddi sağlık sorunlarına zemin hazırlar.
Toksinlerin bir başka zararı da, bedeninizdeki elektron miktarını azaltmalarıdır.
Bedenimize giren pek çok toksin, serbest radikal gibi davranır.
Serbest radikaller eksik elektrona sahip moleküllerdir. Bu eksiklik onları son derece saldırgan kılar, çünkü dokulardaki moleküllerden ve hatta DNA’dan elektron çalarlar.
Bedenin bir miktar serbest radikale sahip olması normaldir; ancak fazla olduklarında zincirleme reaksiyonlarla DNA’yı, hücreleri ve dokuları tahrip ederler.
Eğer bu toksinlerin bedeninizdeki miktarını azaltmak için bir şey yapmazsanız, zamanla bu toksinlerin negatif enerji ve bilgi yükleri enerji alanınızı o kadar kirletir ki enerji alanlarınız doğru çalışamaz hâle gelir.
Oysa enerji alanlarınız:
- bedeninizin iletişim ağlarını oluşturur,
- zihniniz ile hücreleriniz arasında bağlantı kurar,
- iyileşme, denge ve içsel uyum süreçlerini yönetir,
- ruhsal evriminiz için gerekli bilgileri taşır.
Enerji alanları tıkandığında veya bozulduğunda, beden-zihin ruh üçlüsünün uyumu bozulur.
Kaynak
in5d.com










