2027 İnsanlık Büyük İfşaatın Eşiğinde
3I Atlas, 2027 ve Kozmik Seremoni ve Büyük İfşaat
Dünya, tarihin hiçbir döneminde olmadığı kadar kritik bir kavşağın eşiğinde duruyor. Gökyüzünde sessizce ilerleyen bir kuyruklu yıldız, istihbarat dünyasının karanlık koridorlarında yıllar önce konuşulan bir tarih ve perde arkasında birbirine bağlanan insan dışı zeka, bilinmeyen operasyonlar ve ruhsal bir uyanış…
2027 yaklaşırken, insanlığın hem kozmik hem de bilinçsel bir sıçrayışa hazırlandığına dair işaretler artık saklanamaz hâle geliyor.
İçindekiler
- 3I Atlas, 2027 ve Kozmik Seremoni ve Büyük İfşaat
- I. CIA’nin Gölgesinden Gelen Tarih: 2027
- II. Kozmik Tetikleyici: 3I Atlas ve Gizlenen Görüntüler
- III. Dünya Dışı Zekâ ve Mars Bağlantısı
- IV. Beyaz Şapkalılardan Gelen ”Sus” Emri ve Büyük Operasyon
- V. “Büyük İfşaat” ve Yaklaşan Küresel Dönüşüm
- Sonuç: Yeni Bir Çağa Doğru Hep Birlikte
Dr. Michael Salla’nın yakın zamanda yaptığı ve ortak geleceğimize dair önemli bilgiler içeren bu röportaj, bulanık büyük resmi netleştiren önemli parçalardan biri.
I. CIA’nin Gölgesinden Gelen Tarih: 2027
CIA’da yirmi yılı aşkın süre analist olarak görev yapmış John Ramirez’in anlattıkları, yıllardır parça parça gelen ifşa bilgilerini ortak bir zaman çizgisinde birleştiriyor: Bu tarih 2027.
Emekliliğinin ardından dünya dışı yaşam (ET) hakkındaki bildiklerini paylaşmaya başlayan Ramirez, teşkilat içinde sürekli gündeme gelen kritik tarihin 2027 olduğunu belirtmiştir. Kendisine 2022’de yapılan açıklamalarda, büyük ifşanın 2027’de gerçekleşeceği ve bu yöndeki kararların 2017’de alındığı ifade edilmiştir.
ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı’nda (CIA) yirmi yılı aşkın süre analist olarak görev yapan eski operatif John Ramirez‘in aktardığı bilgiler, küresel ifşa sürecine dair dikkat çekici bir zaman çizelgesi sunmaktadır. Emekliliğinin ardından dünya dışı yaşam (ET) hakkındaki öğrendiklerini paylaşmaya başlayan Ramirez, teşkilat içinde sürekli gündeme gelen kilit tarihin 2027 olduğunu belirtmiştir. Kendisine 2022’de yapılan açıklamalarda, büyük ifşanın 2027’de gerçekleşeceği ve bu yöndeki kararların zaten 2017’de alındığı ifade edilmiştir.
Bu durum, son sekiz yıldır tanık olduğumuz gelişmelerle paralellik göstermektedir:
- UAP Bilgilerindeki İstikrarlı Artış: UFO’lar, insan dışı zekâ (non-human intelligence) ve ilgili teknolojiler hakkındaki bilgilerin kademeli olarak kamuoyuna sunulması.
- Kurumsal Hazırlık: Pentagon’un çalışma grupları kurması ve ABD Kongresi’nde halka açık oturumlar düzenlenmesi.
- “İnsan dışı zekâ” ifadesi ilk kez devlet belgelerine girdi.
Bu veriler, tüm insanlığın, koordine edilmiş ve yavaşça ilerleyen bir ifşa stratejisi doğrultusunda, kaçınılmaz bir sona doğru yönlendirildiğini işaret etmektedir.
Ve şimdi de bu çizgi, gökyüzünde beliren 3I Atlas isimli esrarengiz cisme doğru uzanıyor.

II. Kozmik Tetikleyici: 3I Atlas ve Gizlenen Görüntüler
Beklenen 2027 fenomeni için bir nevi “öncü” görevi gören gök cismi 3I Atlas kuyruklu yıldızdır. 3I Atlas, Güneş Sistemimizden geçerken, özellikle Kasım ve Aralık aylarında Dünya’dan uzaklaşmakta, 2026 boyunca ise Jüpiter’in ilerisine doğru ilerlemektedir.
Bu geçiş sırasında, 3I Atlas Mars’ın yakınından geçerken yörüngedeki uydular tarafından fotoğraflandı. Ancak NASA’ya ait Mars yörünge araçlarının çektiği yüksek çözünürlüklü görüntüler hâlâ yayımlanmamıştır. Mars yörüngesindeki altı uzay aracından (ikisi NASA, ikisi ESA, biri Çin, biri BAE), yalnızca Avrupa Uzay Ajansı’nın (ESA) ExoMars uydusu çok az bilgi içeren, sadece bir nokta şeklindeki bir görüntüyü kamuoyuyla paylaşmıştır.
İfşa Yasağı ve NASA’nın Eskimiş Şablonu
NASA’nın bu bilgileri yayınlamaması, uzun süredir gözlemlenen bir gizleme örüntüsünün parçası olarak yorumlanmaktadır. 2001 yılında öne çıkan Carl Wolf ve Donna Hair gibi ifşaatçılar, NASA görüntülerinin, dünya dışı yaşam veya yapılarına dair kanıtları silmek amacıyla talimatla temizlendiğine bizzat tanıklık etiklerini söylemişlerdir. 3I Atlas’a dair görüntülerin bekletilmesi, kurumların, kozmik gerçekliğin hızla değişen doğasını kamudan gizleme eğilimini desteklemektedir.
Salla’nın yorumuna göre 3I Atlas, 2027 ifşasının kozmik işaret fişeklerinden biri.
Ve açıklanmayan Mars görüntüleri, belli ki buzdağının sadece görünen kısmı, çok daha fazlasının gizlendiğine dair şüpheler her geçen gün artıyor.
III. Dünya Dışı Zekâ ve Mars Bağlantısı
Röportajın en dikkat çekici bölümlerinden biri, Nordik bir dünya dışı uygarlıkla uzun süredir temas hâlinde olan JP’nin anlattıklarıydı.
JP’ye göre Marslılar, binlerce yıldır farklı yıldız sistemleriyle etkileşime girmiş, DNA’larını farklı uygarlıklarla birleştirmiş ve bu yüzden de bir çok farklı görünüme sahip olan bir topluluk.
Tıpkı Dünya’daki farklı ırkların varlığı gibi, Marslılar da bulundukları ortama göre farklı biçimlerde ortaya çıkabiliyorlar.
JP bununla da sınırlı kalmıyor:
Güneş Sistemine farklı yönlerden 740’tan fazla nesnenin daha giriş yaptığını, 3I Atlas’ın sadece “görünen parça” olduğunu söylüyor.

IV. Beyaz Şapkalılardan Gelen ”Sus” Emri ve Büyük Operasyon
Bu kritik dönemeçte, ifşaatçılar JP ve George Kabas‘ın aynı anda “dur ve sessizliğe bürün” emri almaları, yaklaşan değişimin ne kadar planlı ilerlediğinin güçlü bir göstergesi.
JP, röportajdan hemen önce, Beyaz Şapkalılara mensup olduğu anlaşılan bir kişi tarafından nazik ama ciddi bir uyarıyla karşılaşmış ve belirli konular hakkında konuşmayı bırakması gerektiği söylenmiştir. Bu yasaklanan başlıklar; büyük olayların tetikleyicisi olarak görülen 3I Atlas, ileri teknoloji ifşasının sembollerinden Med Yatakları (MedBeds) ve gezegenin kırılganlığını ilgilendiren Okyanus ve Atmosfer bilgileri olmuştur. Bu uyarı, yaklaşan büyük operasyonun zamanlamasını koruma ve gereksiz riskleri engelleme amacı taşıyordu.
Benzer biçimde Gizli Uzay Programı ifşaatçısı George Kabas da üstlerinden, bir süreliğine kamuoyundan çekilmesi yönünde bir talimat almıştır. Kabas bu süreci, “Bir orkestrada davulu sürekli çalarsan senfoniyi bozarsın; bazen susmak, bütünün uyumunu korur,” sözleriyle özetler. Bu iki geri çekilme, hem JP’nin hem de Kabas’ın aktardıkları bilginin etkin bir biçimde tamamlandığına işaret ederken, aynı zamanda büyük operasyonun başlamasından önce dikkatleri üzerlerinden uzaklaştırmayı hedeflemektedir. Tüm bu uyumlu hareketlilik, insanlığın artık geri dönüşü olmayan bir Büyük İfşaatın eşiğinde olduğuna ve kozmik senfoninin en kritik bölümüne hazırlandığına dair net bir işaret niteliğindedir.
V. “Büyük İfşaat” ve Yaklaşan Küresel Dönüşüm
Her iki konuşmacı da bu geri çekilmenin arkasında, yakında gerçekleşecek “Büyük İfşaat” (The Great Reveal) adını verdikleri büyük bir olayın olduğunu doğrulamaktadır. Bu olay, ilk domino taşının düşmesiyle başlayacak ve tarım, tıp, finans gibi tüm toplumsal altyapı sistemlerini çöküşün eşiğine getirecek bir dönüşümü tetikleyecektir.
Bu tarihi küresel yükseliş zamanında, ana akım medyanın yalanları dışında kalan bilgilere sahip olmak, hem bireylere ve hem de yakınlarına bilinçli kararlar alma gücü verecek ve kaçınılmaz büyük değişime hazırlık kapısını aralayacaktır.
Sonuç: Yeni Bir Çağa Doğru Hep Birlikte
Bu anlatılanlar ister kozmik bir operasyonun parçaları, ister küresel bir bilinç uyanışının yansımaları, isterse de teknolojik–politik bir dönüşümün perde arkası olsun…
Bir gerçekliği artık gizlemek mümkün değil:
İnsanlık eşi benzeri görülmemiş bir kırılma noktasından geçiyor.
Gökyüzündeki cisimlerden, devlet içindeki karanlık yapılara; bilinç boyutundaki yükselişten, bilgi akışının hızlanmasına kadar her şey tek bir yöne işaret ediyor:
2027, sıradan bir tarih olmayacak.
Bu, sadece bizden gizlenenlerin açığa çıkacağı bir yıl değil;
insanlığın, kendi kozmik hikâyesini geri alacağı bir dönüm noktası olacak.
Ve bizler, bu büyük değişimin tam ortasında, tarihin en heyecan verici çağlarından birinin tanıkları olacağız.
Kaynak:
exopolitics.org
youtube.com










