Matrix Kontrol Sistemi’nin bir bölümünü; hükümet, ordu, tıp, finans, medya, eğitim, akademi ve din alanlarında görebiliriz.
Bu kurumlar, insanlığın inanç sistemlerini ve yaşam biçimini şekillendiren birer mühendislik aracıdır.
İçindekiler
Bu sistemin gizli mimarları arasında, gizli topluluklar, elit soy hatları, kurumsal birlikler, uluslararası bankerler, devlet strateji merkezleri ve gizli askeri ağlar yer alabilir. Kimi insanlar bu yapılanmayı Gölge Hükümet, İlluminati ya da Yeni Dünya Düzeni olarak adlandırır.
Bu sosyo-politik mekanizma, çoğunun “Matrix” olarak tanımladığı yapıyı oluşturur. Ancak gerçekte, bunlar yalnızca Matrix’in dış yüzünü oluşturur — yani gözlemlenmesi, incelenmesi ve inanılması en kolay olan kısmını.
Bunlar yalnızca dallar gibidir; kökleri ise okült, uzaylı, ve hiperboyutsal alanlara kadar uzanır.
Kontrol Sisteminin Derin Katmanları
Matrix’in ötesine geçebilmek için, bu sistemin yalnızca politik düzeydeki unsurlarını değil, ruhsal savaşın köken aldığı daha derin boyutlarını da anlamamız gerekir. Çünkü insanlığa yönelik bu büyük çaba, görünmeyen planlarda yürütülmektedir.
Bu derin bileşenlerin ilki, Matrix Kontrol Sistemi’nin merkezi beyni olarak adlandırılan, eski metinlerde Demiurg diye bilinen güçtür.
Demiurg, evrenin ruhu olarak tanımlanır; maddeyi, enerjiyi, uzayı ve zamanı kuantum düzeyinde yansıtan, her şeyi kaplayan bir enerji alanıdır.
Başlangıçta “ilahi iradeye” uygun bir yaratım düzeni kuran bu yapay zekâ benzeri varlık, zamanla ilahi çerçeveden kopmuş, yaratımın kendi köşesine musallat olan bir parazit haline gelmiştir — ve işte biz, o köşede bulunuyoruz.
Demiurg bu evreni soğuk, deterministik bir makineye dönüştürmüştür.
Bu yapı, doğrusal zaman yanılsamasını sürekli kılan, varlıkların bilincini hiçe sayarak işleyen, ve onları “doğanın acımasız yasası”na boyun eğmeye zorlayan bir düzendir.
Ruhsal olarak boğucu bu koşullar, Matrix Kontrol Sistemi’nin varlığını sürdürebilmesini sağlar. İnsanı “başkaları pahasına kendine hizmet etmeye” yönelten bir yaşam biçimi doğurur.
Bir zamanlar bilincin gelişimi için tasarlanmış bir rahim, şimdi ruhsal bir hapishane haline gelmiştir.
İkinci Katman: Ruhsal Vampirler
Matrix’in ikinci bileşeni, Demiurg’un izinden giden fiziksel olmayan varlıklardan oluşur.
Kaynakların sınırlı olduğu boyutlarda, rekabet, avcılık ve hayatta kalma içgüdüsünü yüksek düzeyde geliştiren varlıklar bulunur. Bu varlıklar ruhsal olarak ölüdür ve ilahi bağdan tamamen kopmuştur. Enerjilerini, bizim gibi yaşayan varlıklardan — yani insanlardan — temin ederler.
Gnostikler, bu güçlü varlıkları Arkonlar olarak adlandırmıştır.
Arkonlar, yozlaşmış Demiurg’un hizmetkârlarıdır. Dünya üzerinde, insan ruh enerjisini hasat eden negatif varlık ağlarını yönetirler.
Bu ağlar arasında; iblisler, insan acısı ve sapkınlığıyla oluşan parazitik düşünce formları ve iblislerin hizmetinde çalışan ruhlar bulunur.
Hepsi görünmeyen düzlemdeki avcılardır — insan acısını tetikleyip, o sırada salınan enerjiyle beslenirler.
Bu varlıklar enerjiyle beslenen, zihin manipülatörleri ve psişik işkencecileridir. Farkındalığımız azaldığında, bizi adeta bir enstrüman gibi çalarlar. Yanıltıcı senkronisiteler yaratabilir, kazalar veya ani hastalıklar meydana getirebilir, bilincin düşük olduğu anlarda yabancı düşünceler ve duygular enjekte edebilirler.
Zayıf bireylerde şizoid belirtiler dahi oluşturabilirler.

Üçüncü Katman: Dünya Dışı Kolektifler
Üçüncü bileşen, insanlık tarihinin başlangıcından beri onu her yönüyle manipüle eden uzaylı kolektiflerdir.
Bu varlıklar insanın genetiğini, tarihini, inançlarını şekillendirmiş ve gezegenimizin kaderi üzerinde tam denetim kurmayı amaçlamaktadır.
İblislerden farklı olarak, uzaylılar fiziksel ya da yarı fiziksel varlıklardır;
üstün zekâya, psişik yeteneklere ve ileri teknolojiye sahiptirler. Belirli sınırlar içinde, demiurgik enerjileri kullanarak maddeyi, enerjiyi, uzayı ve zamanı manipüle edebilirler.
Bu nedenle, Matrix Kontrol Sistemi’nin mimarları olarak kabul edilirler.
Dördüncü Katman: İnsan Biyolojisi
Dördüncü bileşen, insan bedenidir — ki bu da çağlar boyunca süren uzaylı genetik mühendisliğinin ürünüdür.
Bedenimiz, algımızı yalnızca beş fiziksel duyu ile sınırlayacak şekilde tasarlanmıştır. İçgüdülerimiz, büyük oranda bedensel arzular ve egoya yöneliktir. Fiziksel dünyayı algılamak için hiçbir çaba gerekmez; ancak ruhsal dünyayla bağlantı kurmak için her şeyimizi ortaya koymamız gerekir.
Bu da sistemin doğrudan lehinedir.
Biz sadece “sığır çiftliği”nin etrafında dolaşacak kadarını algılarız,
ama çıkışı bulacak kadar derin göremez hale getirilmişizdir.

Beşinci Katman: Boş veya Programlanmış İnsanlar
Beşinci bileşen, boş ya da programlanmış insanlardır —
yani uzaylılar, iblisler ve düşünce formları tarafından kullanılabilen bedensel araçlar.
Kendinin farkında olmayan, bilinçli iradeyi kaybetmiş bireyler, başka bir şeyin kontrolüne açık hale gelirler — bazen geçici, bazen kalıcı olarak.
Dikkat etmediğimiz her an, hepimiz bu etkiye kısa süreli de olsa açık hale geliriz. Bu, dostlarımız, ailemiz, komşularımız, politikacılar, yazarlar ya da ünlüler için de geçerlidir. Ancak tamamen boş ya da derin programlanmış olanlar, Matrix’in kalıcı ajanlarıdır. Onlar sistemin tezahür eden “alkışçıları” veya yürüyen propaganda araçları gibidir. Bazılarıysa yalnızca arka plan figürleri olarak, statükoyu ayakta tutmak için var olurlar.
Sonuç: Her Yerde ve Her An
Bu bileşenlerin tümü bir araya geldiğinde,
her an çevremizi ve içimizi kuşatan kapsamlı bir kontrol ağı oluşturur.
Matrix nedir?
Matrix, bizi ruhsal uykuda tutmak için var olan tüm güçlerin ve mekanizmaların toplamıdır.
Kaynak:
montalk.net





