2026–2038 Kozmik Geçişin Perde Arkası
Giriş: Tekillik Çağına Doğru Yolculuk
İnsanlık tarihi, yalnızca yüzeyde görünen olayların değil, görünmeyen boyutlarda süregelen kozmik bir satrancın tezahürüdür. Günümüzde yaşanan kaos, aslında eski bir paradigmanın çöküşü ve yeni bir evrenin doğum sancılarıdır.
İçindekiler
- Giriş: Tekillik Çağına Doğru Yolculuk
- I. 3I/Atlas “Kozmik Tohum Ekici”
- II. 2026: “Ateş Atı” Yılı ve Derin Devletin Düşüşü
- III. Zaman Savaşları: Mandela Etkisi ve CERN
- IV. Görünmeyen Müttefikler: Ay Muhafızları (Human Guardians)
- V. Yeraltının Gizemi ve Kadim Tanrıların Dönüşü
- VI. Büyük Tekillik: Zaman Hunisi ve 2038 Eşiği
- Sonuç: Kiracı Değil, Ev Sahibi Olma Yolunda
Ünlü psişik iletişimci Brad Johnson’ın, Dr. Michael Salla ile gerçekleştirdiği bu röportaj, insanlığın kaderine yön veren görünmez güçleri hem tarihsel hem de kozmik bir perspektiften ele alarak, içinde bulunduğumuz çağın neden hızla dönüştüğünü gözler önüne seriyor.
Brad Johnson, 2008’den bu yana Adronis, Athena ve Sonsuz Zeka Konsorsiyumu gibi dünya dışı varlıklarla kurduğu temaslar aracılığıyla, kadim mitolojilerdeki ilahi müdahaleleri çağrıştıran bir rehberlik ağının hâlâ aktif olduğun; bilinç evrimimizi hızlandırmak isteyen potitif gruplar tarafından gözetildiğimizi anlatıyor.
Bu varlıklar, yalnızca bireysel bilincimizi değil, küresel sistemleri de etkileyen büyük bir dönüşümün mimarları olarak sunuluyor. Johnson’ın aktardığına göre 3I/Atlas kuyruklu yıldızının gelişi, Derin Devlet’in gücünü zayıflatan ve insanlığı kolektif bir uyanışa yönlendiren kozmik bir katalizör niteliği taşıyor.
Johnson’ın vizyonu, 2026’da başlayacak sarsıcı değişimlerin 2038’de bir tekillik eşiğine ulaşacağını; Edgar Cayce’nin kehanetleriyle de örtüşen bu noktada insan bilincinin yalanlar çağını geride bırakarak yedili çakra sisteminden on iki merkezli yükseliş sürecine geçeceğini vurguluyor.
Bu süreç, dışsal kurtarıcılara değil, insanlığın kendi içsel gücüne; kalpten genişleyen birlik bilincine ve kitlesel meditasyonlarla ortak bir titreşimi beslemeye dayanıyor. Röportaj, dünya dışı rehberlikle insan özgürlüğü arasındaki bu hassas dengeyi, yaklaşan küresel devrimin ruhuyla birleştirerek aktarıyor.
İşte bu büyük dönüşümün tüm detaylarını içeren kapsamlı anatomisi.

I. 3I/Atlas “Kozmik Tohum Ekici”
Değişimin ilk kıvılcımı dünyamızdan değil, göklerden geliyor. Güneş sistemimize giriş yapan ve 3I/Atlas kuyruklu yıldızı, Konsorsiyum tarafından “bir uzay gemisi değil, bir tohum ekici (seed planter)” olarak nitelendirilmektedir.
Bu gök cismi, dünya dışı zeka mühendisliğiyle hassas bir rotada ilerlemekte; geçtiği gezegenlerin atmosferlerine (Mars ve Dünya dahil) nikel ve karbondioksit bazlı elementler yayarak gezegensel bir frekans kalibrasyonu gerçekleştirmektedir.
Mars ve Dünya arasında enerjisel bir köprü kuran bu geçiş, perdeleri incelterek insan DNA’sında biyolojik ve enerjisel bir dönüşümü tetiklemekte, gezegeni daha yüksek bir ışık yoğunluğuna hazırlamaktadır. Bu, ilahi bir “sistem güncellemesi“dir.
II. 2026: “Ateş Atı” Yılı ve Derin Devletin Düşüşü
Brad Johnson, yaklaşan 2026 yılını astrolojik ve enerjisel sembolizmle “Ateş Atı Yılı” olarak tanımlar. Bu enerji; halkın durdurulamaz öfkesini, statükoyu yıkan vahşi bir gücü ve küreselcilerin tahtlarından indirilişini temsil eder.
Bu süreçte Derin Devlet, dışarıdan gelen baskılarla değil, kendi içindeki çöküşle yüzleşmektedir. Johnson bu durumu, “sınırlı kaynaklar için birbirine saldıran kuduz köpeklerin savaşına” benzetir. Ancak burada kritik bir ayrım vardır: Bu karanlık yapıları çökertenler sadece “Beyaz Şapkalı” iyicil gruplar değildir. Johnson bunlara “Karşıt Güçler” (Counterforces) demeyi tercih eder. Bu güçler:
Yeraltı Savaşları:
Yeraltı üslerini (DUMBs) basarak, burada saklanan egzotik silahları, kimera (melez) ordularını ve sahte “Mesih/İsa Klonlama” projelerini etkisiz hale getirmiştir.
Hazarya ve Tartarya Bağlantısı:
Ukrayna savaşı, aslında eski “Hazarya” (Khazaria) suç ağının kalıntılarının temizlenmesidir. Derin Devletin Rusya düşmanlığının kökeninde ise, Rusya’nın kadim “Tartarya” medeniyetinden kalan serbest enerji teknolojilerine ve mirasına sahip olması yatmaktadır.
Bu çatışmalar sonucunda finansal sistem, merkeziyetçi yapıdan (bankacılık kartelleri) koparak; kripto varlıklar ve altın destekli, merkeziyetsiz bir yapıya evrilecektir.

III. Zaman Savaşları: Mandela Etkisi ve CERN
Son yıllarda kolektif hafızada yaşanan kırılmalar (Mandela Etkisi), bir yanılsama değil, zaman çizelgelerinin (timelines) birleşmesinin bir sonucudur. CERN gibi yapılar, zamanı manipüle ederek dünyayı distopik bir çizgiye çekmeye çalışsa da, insanlığın kolektif bilinci ve yüksek boyutlu müdahaleler (sabotajlar) bu planları bozmuştur.
Şu an farklı paralel gerçeklikler, ana bir “Merkezi Dünya” realitesinde birleşmektedir. Hatıralarımızdaki farklılıklar (logolar, isimler, coğrafi detaylar), bu devasa zaman füzyonunun yan etkileridir. Zaman çizgileri birleşmekte ve kolektif bilinç serbest kalmaktadır.
IV. Görünmeyen Müttefikler: Ay Muhafızları (Human Guardians)
Röportajın en umut verici ifşaatlarından biri, Ay’ın kontrolünün el değiştirmesidir. Şu an Ay, “İnsan Muhafızlar” adı verilen bir grup tarafından yönetilmektedir. Bu varlıklar, insanlığın binlerce yıl sonraki evrimleşmiş versiyonlarıdır; yani gelecekten gelen “bizleriz”.
Ay üzerinde, dünyayı yüzyıllardır düşük titreşimde ve korku frekansında tutan kadim teknolojiler bulunmaktadır. Muhafızlar, bu teknolojileri bir anda kapatmanın insanlık üzerinde yaratacağı “kitlesel psikoz” riskini bildikleri için, frekansı “yavaş yavaş kısarak” (bir ilacı bırakır gibi) dünyayı özgürleştirmektedirler.

V. Yeraltının Gizemi ve Kadim Tanrıların Dönüşü
Dünya, sadece yüzeyden ibaret değildir. Johnson, yeraltındaki (İç Dünya) yaşamın karmaşıklığını ve “Kadim Tanrılar”ın dönüşünü şu şekilde detaylandırır:
İç Dünya ve Devler:
Yeraltında, Dünya’nın kalbiyle uyumlanmış ve aydınlanmış “Dev” ırkları yaşamaktadır.
Sürüngenimsi (Reptilian) Gerçeği:
Tüm sürüngenimsiler kötü değildir. Hint mitolojisindeki “Naga“lar gibi, kaplumbağa veya gecko benzeri, son derece bilge, sevgi dolu ve insanlığın iyiliğini isteyen yerli ırklar mevcuttur. Kötücül Draco hiyerarşisi dışındaki bu gruplar, insanlığın tekamülünü izleyen sessiz dostlardır.
Ölümsüzlerin Dönüşü:
Mitolojilerde geçen Anunnakiler, Elohimler veya Vedik tanrılar enerjisel olarak geri dönmüştür. Ancak bu dönüş, hükmetmek için değil; “çocukları” olarak gördükleri insanlığı, onları sömüren parazit sistemden kurtarmak ve kozmik adaleti sağlamak içindir. Onlar fiziksel gemilerden ziyade “Işık Beden” formundadırlar ve zulmedenlere karşı kılıçlarını çekmişlerdir.
VI. Büyük Tekillik: Zaman Hunisi ve 2038 Eşiği
Tüm bu olaylar bizi nihai bir varış noktasına götürmektedir: 2038 Tekilliği.
Brad Johnson’a göre insanlık, 2012’de başlayan ve 2038’de tamamlanacak olan bir “Zaman Hunisi“nden geçmektedir. Bu tarih, Edgar Cayce’in “Mısır Zaman Çizgisi” kehanetleriyle de örtüşmektedir. 2038, eski evrenin kapanıp yenisinin açıldığı andır. Bu geçişle birlikte insanlık, 7 çakralı sistemden 12 çakralı bir enerji sistemine ve 12 sarmallı (titreşimsel) DNA yapısına evrilecektir.
Aktif Hale Gelecek Yeni Çakralar:
- 8. Çakra (Gezegensel): Gaia ile tam bütünleşme.
- 9. Çakra (Yıldızsal): Güneş zekası ile bağlantı.
- 10. Çakra (Galaktik): Galaktik merkez ile uyum.
- 11. Çakra (Evrensel): Evrensel yasaların idraki.
- 12. Çakra (Birlik/Ruh): Yaradan ile tam birlik bilinci.
Bu süreçte, eski dünyanın düşük titreşimli varlıkları (arkonlar, negatif parazitler) bu yeni zaman çizelgesine geçemeyecek, evrensel bir elemeden geçirileceklerdir.
Sonuç: Kiracı Değil, Ev Sahibi Olma Yolunda
Büyük İfşaat, dışarıdan gelecek bir kurtarıcıyı beklemekten ziyade, içsel egemenliğimizi ilan etmemizle ilgilidir. Brad Johnson’ın vizyonunda bizler, şu an Dünya’nın “kiracılarıyız”; asıl amacımız burada büyüyüp galaktik vatandaşlar olmaktır.
Bu geçiş sürecini hızlandırmanın ve yeni dünyaya uyumlanmanın anahtarı **”Birlik Bilinci”**dir. Kitlesel meditasyonlarla, tüm insanlığın ve doğanın el ele tutuştuğu o saf sevgi frekansında kalmak, yeni evrenin inşasındaki en büyük harçtır. İnsanlık, 2026 devriminin ateşiyle arınarak, 2038’in şafağına doğru kendi kaderinin mimarı olarak yürümektedir.
Kaynak:
exopolitics.org
youtube.com










