İnsan, “yoksunluk hissi” gibi zihnimizin derinliklerine kök salmış meselelere, genellikle başka pek çok sorunu çalışıp belli ölçüde dönüştürdükten sonra iner. Kimse bir sabah uyanıp da, “Tamam, artık yoksul olmaktan korkmayacağım,” demez. Çünkü bu temel kavramın etrafına örülmüş sayısız sorun, yaşam tercihi, sosyal çevre ve davranış kalıbı vardır. İşte bu meselenin dönüştürülmesinin zorluğu da buradadır: Bu düğüm çözüldüğünde, onunla bağlantılı nice alışkanlık, yaşam tercihi ve mesele de peş peşe sarsılır; insan, aslında hayatının bütün yapısını değiştirmekte olduğunu fark eder.
İçindekiler
Büyük İyileşme ve Ruhsal Uyanışın İtici Gücü
Hiç kimse günlük yaşamında ruhsal bir uyanış planı yapmaz. Bu kavram, insanın takvimine göre işlemez. Çocuklarla ilgilenmek zorunda olmadığınız, işe gitmeniz gerekmeyen uygun bir günü bekleyip de gelmez. O, sadece olur. Bazen büyük bir iyileşme de buna benzer bir etki yaratabilir. Yokluk korkusu gibi bir meseleyi iyileştirmek, hayatınızı gerçekten derinden etkileyecektir; çünkü her gerçek iyileşme, içinde bir uyanış tohumu barındırır. Fakat aynı zamanda, siz bu sorunu dönüştürdüğünüzde, açığa çıkan o enerjinin daha büyük, daha derin bir şeye doğru genişlemesi de mümkündür. Bu, şaşırtıcı gelebilir; çünkü siz tam o sırada, bu meseleden şifa bulduğunuz için zaten kendinizi çok daha iyi hissetmeye başlamış olursunuz. Ama değişimin özü de budur: Artık şifa bulmuşsunuzdur. Gerçekte sağlıklı olmanın nasıl bir duygu olduğunu öğrenmeye başlıyorsunuzdur. Bu bile başlı başına bir uyanış olabilir. Zaten herkes ruhsal uyanışı çok farklı biçimlerde yaşar. Hayatınızda, tabağınızda, takviminizde — adına ne derseniz deyin — bundan da daha büyük bir şey için yer açın.

Kıtlık Korkusuyla Yüzleşmek İçin Yöntemler
Fakat hemen ileri sıçramayalım. Henüz şifa bulmuş değilsiniz. Hatta birçoğunuz nasıl şifa bulacağını bile bilmiyor; daha da fazlası, hasta olduğunun farkında bile değil. O halde, günlük hayatınızda uygulayabileceğiniz birkaç basit öneriyle başlayalım.
1.Öneri: Parayı nasıl kullandığınıza dikkat edin
Para bir enerjidir; aynı zamanda nasıl hissettiğimiz hakkında da çok şey söyler. Çok harcamak her zaman bolluk içinde olduğunuzu göstermez. Bazen bu, kıtlık korkusundan doğan bir tepkinin işareti olabilir. Belki başkalarına çok şeye sahip olduğunuzu göstermek istiyorsunuzdur. Öte yandan, bunun tam tersi de mümkündür: Aşırı derecede cimri olabilirsiniz. Bu noktada önemli olan şey şu: Parayı nasıl kullandığınıza bakın ve onunla hangi duyguları ilişkilendirdiğinizi anlayın.
2.Öneri: Karşılık beklemeden verin
Birine bir şey verdiğinizde karşılığında bir şey bekliyorsanız — bir tebessüm, bir iltifat, başka bir hediye — o zaman kıtlık bilincinden hareket ediyorsunuz demektir. İçten içe, zayıflayacağınızdan ya da eksileceğinizden korkuyorsunuzdur. Oysa hakiki vermenin ödülü yine kendisidir. Üstelik bunu yılın herhangi bir zamanında da yapabilirsiniz. Nedensizce, içtenlikle vermek; dostluklarınıza ve diğer ilişkilerinize bambaşka bir boyut katabilir. Büyük bir şey olması gerekmez. Yeter ki samimi olsun.
3.Öneri: Alma eylemini sorun etmeden, “hak edip etmediğinizi” düşünmeden kabul edin
Bazı insanlar için almak son derece ürkütücüdür. Çünkü bir bakıma, içeriye giren bu enerji akışı onların kıtlık duygusunu görünür kılar. Bir şeyi kabul etmeye öylesine korkarlar ki, sanki biri onların kendi kendine yetemediğini ya da başka bir eksikliğini fark edecekmiş gibi hissederler. Kullanılan sözler ve duygular biraz değişse de, özünde hep aynı tema vardır: “Bunu alamam” ya da “Bunu almamalıyım.” Bunun öbür ucunda ise, her şeyin kendilerine verilmesi gerektiğini düşünen, sürekli ihtiyaç halinde yaşayan insanlar bulunur. Sürekli kıtlık hissini temizlemek önemlidir; kendini aşırı derecede hak sahibi gören kişiler için ise ikinci öneri özellikle büyük önem taşır.
4.Öneri: Eşyaları bırakmayı öğrenin
İstifçilik çağımızın yaygın bir sorunudur. Bu yalnızca para için geçerli değildir; evinizi dolduran her türlü eşya için de geçerlidir. Kıtlık duygusu yine aynı şeyi söyler: “Hayatta kalmak için her şeyi elimde tutmalıyım.” Bu yüzden eski usul bir dolap temizliği bile, aslında ihtiyacınız olmayan şeyleri fark etmenin büyük bir ilk adımı olabilir. O fiziksel eşyalar, enerjetik düzeyde de hayatınıza yeni şeylerin girmesini engelleyen tıkanıklıklara dönüşür. Fiziksel düzlemdeki nesneler, çok farklı şekillerde enerjetik düzlem üzerinde de etkili olur. Bırakma sanatını uyguladığınızda, hayatınıza nelerin akmaya başladığını gördüğünüzde şaşırabilirsiniz.
5.Öneri: Her zenginlik, iyi bir zenginlik değildir
Parayı biriktirmeye böylesine odaklanmış bir kültürde, insan belli bir servete ulaştığında “başardığını” düşünebilir. Oysa elde ettiğiniz servet sizi içten içe çürütüyor olabilir; çünkü onu yasa dışı, ahlaken sorunlu ya da samimiyetsiz yollarla kazanmış olabilirsiniz. Böyle bir parayı elinizden çıkarmanız gerekir. Çünkü temiz bir yerden gelmiyorsunuzdur ve büyük ihtimalle şimdi elinizdeki serveti korumaya çalışırken daha fazlasını istiflemeye devam edeceksinizdir. Bu da işleri yalnızca daha kötü hale getirir. Bu yüzden, parayı meşru ve dürüst biçimde kazanabileceğiniz yeni bir iş hattı bulmaya başlayın. Böyle bir yoldan zenginleşirseniz, onun etrafında çok daha sahici bir başarı duygusu ve çok daha sağlıklı bir enerji hissedersiniz.
Yokluk Korkusunu Temizlemek: Uzun Soluklu Bir Yola Hazır Olun
Bu meseleler kolay kolay çözülmez. Çünkü birçok toplumsal yapı ve inanç sistemi, belirli biçimlerde davranmanın kabul edilebilir olduğunu düşünür. “Sonuç, aracı meşrulaştırır,” değil mi? Oysa bu Makyavelci tutum artık eskimiştir ve çoğu zaman bağlamından kopuk biçimde kullanılmaktadır. Hayata, paraya ve bolluk anlayışınıza yaklaşımınızı değiştirmek; egemen düşünce biçimleriyle ters düşecektir. İnsanlar size şöyle şeyler söyleyecektir: “Altı haneli maaşı nasıl bırakırsın?” “Neden en son çıkan cihazı almıyorsun?” “Ne zaman ev alacaksın?” Oysa bu tür edinimlerin çoğu, gerçekten ihtiyaç duyduğunuz şeylerin çok ötesindedir. Yaşamak için neyin gerçekten önemli olduğuna dair duyarlılığınız geliştikçe, satın alma alışkanlıklarınız da kökten değişir. Ruhsal yol aslında son derece sadedir; kıtlık korkularını temizledikçe, hayatınızın her alanında daha büyük bir sadeliğe doğru doğal bir eğilim geliştirdiğinizi büyük ihtimalle fark edeceksiniz. Bu gerçekleştiğinde, para kazanmak da bambaşka bir deneyime dönüşür ve niyetleriniz giderek daha özgeci yönlere kayar; örneğin bağış yoluyla başkalarına yardım etmeye.
Hayatta Kalacaksınız
Kıtlık meselesinin özünde, “Hayatta kalamayacağım” hissi vardır. Bu duygu, hayatınızda sayısız biçimde ortaya çıkmıştır. Siz o biçimleri fark edip onlara bilinç getirdikçe, hayatınızı en temel düzeylerden birinde geri almaya başlarsınız. Bu ürkütücü bir süreçtir; çünkü aynı zamanda hayatla büsbütün yeni bir şekilde birlikte olmayı da öğrenmeniz gerekecektir. Ama içiniz rahat olsun: Bunu yapabilirsiniz. Bu mümkündür. Bu doğaldır. Ve artık vakti gelmiştir.
Kaynak ✍️
spiritualawakeningprocess.com








