CIA, Gizli Programlar ve Geleceği Görme
Zaman yolculuğu fikri, insanlığın kolektif hayal gücünde her zaman özel bir yere sahip oldu. Antik mitlerde tanrıların “zamanın dışına çıkabilmesi”, modern çağda ise bilim kurgunun vazgeçilmez anlatıları… Portal kapıları, paralel evrenler, geçmişi değiştiren yolcular. Tüm bunlar uzun süre yalnızca hayal gücünün ürünü olarak görüldü. Ancak son yarım yüzyılda ortaya çıkan bazı iddialar, bu konunun yalnızca edebiyat ve sinema ile sınırlı olmayabileceğini düşündürüyor.
İçindekiler
- Tesla’nın Kayıp Mirası ve İlk Kırılma Noktası
- 1967: Zamanın Askerî Amaçlarla Kullanılması
- Mars Kolonileri ve Geri Dönen Askerler
- Project Pegasus ve Çocuk Zaman Gezginleri
- Geleceğin Önceden Bildirilmesi: Başkanlar, Kader ve Kontrol
- 9/11 Görüntüleri ve Önceden Bilinen Felaketler
- Gizlilik, Kamu Kaynakları ve Büyük Soru
- Kaynaklar ve Referanslar
Özellikle Amerika Birleşik Devletleri merkezli bazı gizli program anlatıları, zamanın doğrusal bir çizgi olmadığı; aksine erişilebilir, manipüle edilebilir bir araç olarak kullanılabilir bir yapı olduğu fikrini gündeme taşıyor. Bu anlatıların merkezinde ise bir kurum sık sık karşımıza çıkıyor: CIA ve ABD Savunma Bakanlığı (DoD).
Tesla’nın Kayıp Mirası ve İlk Kırılma Noktası
Nikola Tesla’nın ölümüyle başlayan süreç, bu hikâyenin ilk kırılma noktalarından biri olarak görülür. Tesla, yalnızca elektrik ve manyetizma üzerine çalışan bir mucit değil; zaman, enerji ve uzay arasındaki ilişkiyi kavramsal düzeyde sorgulayan nadir zihinlerden biriydi. Ölümünden kısa bir süre sonra, ABD hükümetinin Tesla’nın belgelerine el koyduğu resmi kayıtlara da yansıdı.
Bazı araştırmacılara göre bu belgeler yalnızca enerji teknolojilerini değil, teleportasyon ve zaman erişimiyle ilgili teorik çalışmaları da içeriyordu. Bu noktadan sonra, askeri araştırmaların “kara bütçe” (black budget) kapsamında tamamen gizli bir hatta kaydığı öne sürülür.
İddialar oldukça nettir:
ABD, 1960’ların sonlarına gelindiğinde Tesla temelli kuantum erişim teknolojileriyle çalışan, tam işlevli bir zaman yolculuğu tesisine sahipti.

1967: Zamanın Askerî Amaçlarla Kullanılması
İki ayrı ABD Ulusal Güvenlik muhbirine göre, zaman yolculuğu teknolojisi 1967 yılı itibarıyla operasyonel hale gelmişti. Bu teknolojinin temel kullanım amacı keşif odaklı değildi; son derece pragmatikti:
- Askerî üslerin gizlice inşa edilmesi
- Stratejik avantaj sağlamak için geleceğe ait bilgilerin elde edilmesi
- Politik ve ekonomik süreçlerin önceden planlanması
İddialara göre bazı askerî tesisler “gelecekte” inşa ediliyor, ardından zaman geri sarılarak bu yapıların zaten var olduğu bir tarihsel akış yaratılıyordu. Böylece hem lojistik hem de gizlilik açısından aşılması zor bir perde oluşturuluyordu.
Bu anlatılar, zamanın yalnızca bir “ölçüm” değil, stratejik bir alan olarak görüldüğünü öne sürüyor.
Mars Kolonileri ve Geri Dönen Askerler
Bu hikâyenin en çarpıcı figürlerinden biri, eski bir ABD askeri olan Michael Relfe’dir. Relfe, 1976 yılında son derece gizli bir programa alındığını ve yaklaşık 20 yıl boyunca Mars’ta kurulan ABD kolonilerinden birinde görev yaptığını iddia eder.
Bu kolonilerin, araştırma ve savunma amaçlı stratejik noktalar olduğunu; gizliliklerinin korunması için gelecekte inşa edildiklerini belirtir. Görev süresi dolduğunda ise alışılmışın dışında bir prosedür uygulanır:
- Relfe yaş geriye dönüş (age regression) sürecine alınır
- Fiziksel olarak gençleştirilir
- Hafızasının belirli bölümleri bloke edilir
- Ardından geçmişteki “normal” yaşamına geri gönderilir
Ona göre bu uygulama istisna değil, standart bir prosedürdü. Programdan ayrılan personelin hatırlamaması gereken bilgiler, bilinç düzeyinde erişime kapatılıyordu.
Bu noktada ister istemez şu soru ortaya çıkar:
Eğer bu iddialar doğruysa, zaman yolculuğu yalnızca bir teknoloji değil, aynı zamanda bir bilinç mühendisliği aracıdır.

Project Pegasus ve Çocuk Zaman Gezginleri
Zaman yolculuğu anlatılarının bir diğer kilit ismi ise Dr. Andrew D. Basiago’dur. Basiago, 1968–1972 yılları arasında DARPA tarafından yürütülen Project Pegasus adlı bir programa katıldığını açıkça dile getirir.
Bu programın amacı, zaman ve uzayı bir holografik yapı olarak ele alarak geçmişe ve geleceğe erişim sağlamaktı. Ancak asıl sarsıcı iddia, bu deneylerin yetişkinler üzerinde değil, çocuklar üzerinde yapılmış olmasıdır.
Basiago’ya göre çocuklar özellikle seçilmiştir çünkü:
- Zihinleri henüz katı inanç kalıplarıyla şekillenmemiştir
- Zaman algıları daha esnektir
- Psikolojik kırılma riski yetişkinlere kıyasla daha düşüktür
Yetişkin gönüllülerin çoğu, birkaç zaman sıçramasından sonra ağır zihinsel bozulmalar yaşamıştır. Çocuklar ise deneyimi daha “doğal” karşılamış, travmatik kopuşlar yaşamamıştır.
Bu bilgi, zaman yolculuğunun yalnızca fiziksel bir süreç değil, bilinçle doğrudan ilişkili bir deneyim olduğunu düşündürür.
Geleceğin Önceden Bildirilmesi: Başkanlar, Kader ve Kontrol
Dr. Basiago’nun anlatımlarında en dikkat çekici bölümlerden biri, zaman teknolojisinin politik kontrol amacıyla kullanılmasıdır. Ona göre, gelecekte kritik roller üstlenecek kişiler, çok erken dönemlerde bilgilendirilmiştir.
1970’lerin başında New Mexico, Albuquerque’de gerçekleşen bir öğle yemeğinde, George H. W. Bush ve George W. Bush’un gelecekte ABD Başkanı olacaklarının kendilerine açıkça bildirildiğini söyler.
Benzer şekilde: Jimmy Carter, Bill Clinton ve Barack Obama gibi isimlerin de henüz politik arenaya çıkmadan önce “gelecek rollerinden” haberdar edildiği iddia edilir.
Özellikle Obama hakkında anlatılanlar ilginçtir. UCLA öğrencisiyken, arkadaş ortamlarında sarhoş olduğunda “bir gün ABD Başkanı olacağını” sık sık dile getirdiğine dair tanıklıklar vardır. Bu özgüven, sıradan bir hayal mi yoksa önceden edinilmiş bir bilgi miydi?
Bu noktada zaman yolculuğu fikri, kader kavramıyla çarpışır:
Gelecek biliniyorsa, özgür irade nerede başlar, nerede biter?
9/11 Görüntüleri ve Önceden Bilinen Felaketler
Basiago’nun belki de en sarsıcı iddiası, 1971 yılında 11 Eylül 2001 saldırılarına ait görüntüleri gördüğünü söylemesidir. Bu görüntüler, gelecekteki olaylardan geri getirilmiş ve analiz amacıyla kullanılmıştır.
Eğer bu doğruysa, ABD hükümeti 9/11’i yaklaşık 30 yıl öncesinden biliyordu demektir.
Bu iddia, zaman yolculuğunu masum bir keşif aracı olmaktan çıkarır; onu etik, politik ve insani açıdan son derece karanlık bir alana taşır. Çünkü bilinen bir felaketin engellenmemesi, bizzat o felaketin bir parçası olmak anlamına gelir.
Gizlilik, Kamu Kaynakları ve Büyük Soru
Bu anlatıları destekleyenler, zaman yolculuğu ve teleportasyon teknolojilerinin kamu kaynaklarıyla finanse edildiğini, ancak insanlıktan gizlendiğini savunur. Bunun gerekçesi ise açıktır:
Bu teknolojiler açığa çıkarsa,
- Küresel ulaşım sistemleri anlamsızlaşır
- Enerji ve ekonomi piramitleri çöker
- Politik güç dengeleri altüst olur
Teleportasyon ve zaman erişimi, mevcut dünya düzenini sürdürülemez kılacak kadar devrimcidir.
Ve tam da bu noktada, şu soru akılalara geliyor:
Tüm bunlar yalnızca “uçuk iddialar” mı, yoksa bugün bilimin açıkça kabul ettiği bazı gerçeklerin erken ve gizli uygulamaları mı?
Bu sorunun cevabı, bizi doğrudan “Teleportasyon, Bilinç ve Zamanın Bükülmesi” konusuna götürür.
Çünkü kuantum fiziği, teleportasyonun yalnızca mümkün olduğunu değil, defalarca başarıldığını söylüyor.
Ve o zaman asıl soru ortaya çıkar:
Bilim bugün bunları yapabiliyorsa, 40–50 yıl önce neler yapılmış olabilir?
Kaynaklar ve Referanslar
Michael Relfe – Mars Kolonileri ve Zaman Geri Dönüş Anlatıları
- Relfe, M. Secret Space Program and Mars Colonies
- ABD askeri gizli programları, yaş geriye dönüş (age regression) ve hafıza blokajı iddiaları
- Tanıklık temelli anlatı (whistleblower testimony)
Dr. Andrew D. Basiago – Project Pegasus (1968–1972)
DARPA (Defense Advanced Research Projects Agency)
Nikola Tesla Arşivleri (FBI Vault Records)
✍️ Editoryal Not
Bu bölümde yer alan bilgiler:
- Ana akım bilim tarafından doğrulanmış değildir
- Tanıklıklar, gizli program iddiaları ve deklasifiye edilmiş parçalı belgelere dayanır
🧠 Ama Bölüm II’de ele alacağımız kuantum teleportasyon ve dolanıklık deneyleri, bu anlatıların tamamen imkânsız olmadığını bilimsel zeminde tartışmaya açar.









