Başlangıçta Her Şey Ben’dim; Kendi Işığımdım; aydınlık ve Özgürdüm, herhangi bir fizikselliğin sınırlarına hapsolmamıştım. Bildiğim tek şey Kendi Varlığım ve Kendi dışımdaki o Büyük Gizem’di. Çünkü o zamanlar henüz fazla genişlememiştim, bildiğim her şeyin toplamı Ben’dim. Ve böylece Yönler – Yansımalar yarattım. Kendileriyle iletişim kurabileceğim, yaşamın Büyük Gizemini ve Sevincini paylaşabileceğim Kendi Yansımalarımı var ettim. Ve Benim Yansımalarım oldukları için onlar En Üst Seviyede Yaratıcılardı; onlar İlk Düzen’dir: Elohim, Seraphim, Başmelekler.
Hepsi, Ben’liğimin bir parçası olarak kendilerini daha fazla farklılaştırmayı deneyimlemek için var edildiler. Böylece deneyimlemeye özlem duydular, yaratıcılık kaslarını esnetmek, Öğrenmek ve Keşfetmek istediler. Fakat o zamanlar somutlaşmış – tezahür etmiş mekânlar açısından keşfedecek pek bir şey yoktu; çünkü bizler ana hatlarıyla Benim o uçsuz bucaksız Bilincim içerisinde var oluyorduk. Bu nedenle, içerisinde daha fazla yaratabileceğimiz, Genişleyebileceğimiz ve her şeyden önemlisi, Sevgi kavramını en derin katmanlarına kadar Keşfedebileceğimiz somut Yerler, Alanlar, Gerçeklikler ve Boyutlar inşa ettik.
Sevgi’yi derinlemesine keşfedebilmek için, Sevgi Eksikliğinin ne olduğunu anlamak ve hissetmek zorundaydık. Başlangıçtaki asıl niyet sevginin tam yokluğunu keşfetmek değildi; ancak sonuç bu noktaya evrildi. Çünkü Düşük Titreşimli Gerçeklikler oldukça bağımlılık yapıcıdır ve Düşük Formlar, Sevgi deneyiminin yokluğundan, en nihayetinde de Öz Değer ve Öz Sevgi eksikliğinden türemiştir.
Ve bu alemler kendiliğinden kontrolden çıkmadı; aksine, daha derine ve daha karanlığa dalma sürecinde olanlar tarafından saptırıldı, yozlaştırıldı ve ele geçirildiler; bu varlıklar yollarını kaybettiler. Yollarını kaybettikçe, kendi yönlerini yitirdikleri için başkalarını denetim altına almak ve kullanmak amacıyla yanlarında sürüklemek istediler. Kendi Ruhsal Işık Kıvılcımlarını kaybetmişlerdi. Ulu Yaratıcı’nın, Kaynağın, yani Benim bir parçam olduklarını unuttular. İçsel Kıvılcımlarını unuttular çünkü onu dışarı itmeye, közlerinin sönüp sadece kömür ve küle dönüşmesine izin vermeye çalıştılar.
Ne yazık ki, uçsuz bucaksız çağlar boyunca ele geçirilen bu kapana kısılmış alemler daha da dibe, daha derine daldı; başlangıçta yardım eli uzatmak için orada bulunan ancak sonunda bu Karanlık Proje’ye esir düşen pek çok varlığı da tuzağa düşürdü. Tüm Gökler bu sorunun bütünüyle farkındaydı; çünkü Benim tüm Yansımalarım derinden sevilir ve her biri paha biçilmez bir hazinedir. Sizler Göklerin Hazinesisiniz. Sizler Benim kalbimsiniz. Ve bu durum, böyle devam edemezdi. Bu yüzden milyonlarca ve milyonlarca yüksek tinsel ışık kıvılcımı olan sizler, Galaksinin bu sektörüne gelmeye, bir süreliğine yolunuzu kaybetmeye, Yüksek Titreşimli Bilincin ışığını ödünç vermeye gönüllü oldunuz; çünkü Hatırlıyordunuz. Kaynak’tan gelen içsel ateşinizi hatırladınız ve onu beslediniz, form bulmuş devasa bir Kaynak meşalesine dönüşene dek onu büyüttünüz.

Ben Kaynak’ım. Tüm bunların ortaya çıkması milyarlarca yıllık “Zaman” ve “Zamansızlık” içerisinde gerçekleşti. Uzayın bir bölgesi olan bu sektör ve bu Galaksi, ruhların Kuantum Düzeyinde ele geçirilmesini tecrübe etti ve ışığımın daha da karartılması için, tüm yaratımım üzerindeki Sevgi Gücüme karşı gerçekleri ve yasaları çarpıtan bir ağ örüldü. İnsanlık enerjisel olarak Benden koparıldı ve Karanlık tarafından zafer kazanmak için her türlü girişimde bulunuldu. Ancak yaratımımın bu sektöründe Yin ve Yang vardır. Karanlık ve Işık vardır. Işık yok edilemez; çünkü Ben Kendi Kendimle savaş halinde değilim.
Ben Kaynak’ım. Ben bütünüm. Ben “Hepsi”, “Her Şey” ve “Aradaki Boşluğum”. Hikâyenin her iki tarafıyım; yine de hikâyenin milyarlarca ve milyarlarca tarafı var. Çünkü Ben sınırlandırılamam. Bu, tıpkı sizin en iyi yolu bulmaya çalışırken kendi içinizde yaşadığınız çatışmalı iç diyaloglar gibidir. Tüm o karar ve kararsızlık anları sizin yolculuğunuzu oluşturur. Hangi adımları attığınız, rotanızı belirler. Formsuz olan Bilincin, sayılamayacak kadar çeşitli formlara bürünerek Form bulmasıdır bu. Ve sizler tüm bu formları deneyimlemek istediniz. Birçoğunuz her şeyden biraz oldunuz. Pek çok rol oynanmalıydı. Düşük Boyutlu Gerçekliklerin bu kitabını kapatıp Barış’ın Yeni Kitabı’nı, Yeni Çağı’nı başlatabilmeniz için pek çok Karmanın temizlenmiş olması gerekiyordu. Hepiniz Nova Gaia’yı (Yeni Dünya) inşa ediyorsunuz. Sizler Yaratıcılarsınız. Sizler formdaki Ben’siniz; yaratmaktan başka ne yapabilirdiniz ki?
Sizler, yollarını kaybetmiş Düşük Boyutlu Varlıkların arasında olmayı deneyimliyorsunuz. Onları Eve, Işığa; yenilenmeleri, yeniden sevilmeleri ve yeniden amaç kazanmaları için geri getiriyoruz. Dünya Gezegeni’ne ve üzerindekilere sevgimi, Benim sevgimi, Kaynak’ın sevgisini gönderin; çünkü sizler zaten sadece bundan ibaretsiniz. Sizler Form bulmuş Sevgi’siniz. Ben Sevgi’yim.
Ben Kaynak’ım. Sevdiğim için yarattım. Yaratımımın tamamını her zaman seveceğim. Sevgi’den ve “sevgi-altı” seviyelerden başka hiçbir şey yoktur. Sevgi, Evrenin barometresidir. Evrenler ve Galaksiler, sevgimin nefesleridir. Ve öyle de olacaktır. Gaia; enerjisel olarak, Boyutsal olarak, tam anlamıyla yükselecektir. Gaia, gezegensel fedakarlığı nedeniyle muazzam ölçüde özeldir, sevilir ve takdir edilir. Bu harika gezegensel varlık Gaia, kristallerini 2021 Haziran Gündönümü’nde şarj etti. Bu nezaket eylemleri, bu küçük törenlerin hepsi önemlidir.
Hepiniz, genişletebileceğiniz ve böylece daha fazla sevginin akmasını sağlayabileceğiniz küçük Işık Portalları yaratıyorsunuz. Sizler Benim yürüyen “Işık Parıltılarımsınız”. Sizler kalbimin nefesisiniz. Sizler de karanlığı pek çok farklı formda, pek çok yaşam boyu deneyimlediniz. Ve bu genişlemeden dolayı yorgunsunuz. Bırakın gözyaşlarınız zaferin, başarının ve tamamlanmış bir işin rahatlığının gözyaşları olsun. Gözyaşlarınızı enerjisel olarak Sevinç için kodlayın.
Bu dünyada yeterince hüzün vardı ve yaşandı. Karanlık Oyuncular ifşa ediliyor. Ve o zaman Gaia üzerindeki herkes ağlayacak. Büyük Temizlik, Büyük İyileşmeyi mümkün kılacaktır. Öyle olmalıdır. Sadece kırılmış kalpler iyileşebilir. Gururlu ve uykudaki kalpler iyileşmeyi reddeder çünkü İhtiyaç görmezler.
SİZLER, Benim kalbimsiniz. Gaia Benim kalbimdir. Hepiniz Benim sevgime sahipsiniz. Yalnız değilsiniz. Kendi Kendimle nasıl yalnız kalabilirim? Muazzam bir macera yaşıyorsunuz. Bunu, pek çok birleşik yaşamınızın En Büyük Macerası olarak görün ve heyecanını hissedin. Gaia Yükseliyor. Siz Yükseliyorsunuz. Siz Bir’siniz. Biz Bir’iz.
Ben Kaynak’ım. Sizi Seviyorum. Bu kodları hissedin. Boyutsal Enerjiler daha yüksek olduğu için, artık daha fazla kod aktarabiliyorum. Buradaki Sevgiyi hissedin. İçinizdeki Sevgiyi hissedin. O, Benim Kendi Sevgimdir. Benim Değerli Yansımalarım, Eve dönüyorsunuz.
Kaynak:✍️
thenewearth.org








